Üzüm Kıssası
Bu neşeli ama derin kıssa, dil, anlayış ve özün birliği üzerine kalıcı bir ders verir.
Hikayenin Anlatımı
Bir adam dört kişiye para verdi. Dördü de farklı dil konuşuyordu: biri Türk, biri Arap, biri Fars, biri Rum.
Türk dedi ki: "Ben üzüm alırım."
Arap dedi ki: "Hayır, ben inab isterim."
Fars dedi ki: "Ben angur istiyorum."
Rum dedi ki: "Bana stafil lazım."
Dördü de aynı şeyi istiyordu ama birbirinin dilini bilmedikleri için kavgaya tutuştular.
Mevlânâ der ki: Eğer aralarında beş dil bilen bilge bir insan olsaydı, hepsini barıştırırdı. Çünkü dördü de aynı şeyi istiyordu — sadece dilleri farklıydı.
Öğretisi
Mevlânâ bu kıssayla der ki: Farklı dinler, farklı diller, farklı yollar — ama hepsinin aradığı aynı hakikat, aynı Allah. Anlaşmazlıkların büyük çoğunluğu özden değil, dilden kaynaklanır.
Bilge insan, farkların altındaki birliği görür ve insanları birleştirir.