Aslan ve Tavşan Hikayesi
Bu hikaye, bedensel güce karşı aklın zaferini anlatan Mesnevi'nin en sevilen kıssalarından biridir.
Hikayenin Anlatımı
Ormanda zalim bir aslan yaşıyordu. Her gün hayvanlardan birini yiyordu. Hayvanlar bir toplantı yapıp aslanla anlaşmaya karar verdiler: Her gün kura ile belirlenen bir hayvan gönüllü olarak aslanın önüne çıkacaktı.
Günlerden bir gün kura zayıf bir tavşana çıktı. Tavşan yola geç çıktı, düşünerek yürüdü — aklında bir plan vardı.
Aslan öfkeli karşıladı tavşanı. Tavşan sakin bir şekilde dedi: "Ey Şah, affola! Yolda başka bir aslanla karşılaştım. O da kendisinin kral olduğunu söylüyordu. Elinden zor kurtuldum."
Aslan öfkeyle kükredi: "Beni götür o sahteye! Cezasını vereyim!"
Tavşan aslanı derin bir kuyunun başına götürdü. "İşte o sahte aslan burada yaşıyor" dedi.
Aslan kuyuya eğildi. Suda kendi yansımasını gördü. Öfkeyle bağırdı. Ses yankılandı. Aslan kendinden geçip suya atladı ve boğuldu.
Öğretisi
Mevlânâ der ki: "Nefsini yen de tavşan gibi özgür dolaş." Aslan kendi kibrinin, kendi öfkesinin kurbanı oldu. Tavşan ise zayıflığını değil, aklını kullandı.
Gerçek güç, aklı ve sabrı doğru kullanan kalpte gizlidir.