Mesnevi · Cilt 3

Fil ve Karanlık Oda

Karanlık bir odaya konulan fili farklı insanlar dokunarak tanımaya çalışır. Herkes bir parçayı tanır ama bütünü göremez.

Reklam Alanı

Fil ve Karanlık Oda

Mesnevi'nin en derin hikayelerinden biri olan bu kıssa, insan bilgisinin sınırları ve hakikatin bütünlüğü üzerine düşündürür.

Hikayenin Anlatımı

Hindistan'dan getirilen bir fil, karanlık bir odaya konuldu. İnsanlar fili görmek için odaya girdiler ama hava o kadar karanlıktı ki hiçbir şey görünemiyordu. Herkes elini uzatarak fili hissetmeye çalıştı.

Birinin eli filin hortumuna değdi. "Fil oluk gibi bir şeydir" dedi.

Bir diğeri kulağına dokundu. "Fil yelpaze gibi büyük, yassı bir şeydir" dedi.

Bir başkası bacağına değdi. "Fil sütun gibi silindir şeklindedir" dedi.

Sırtına dokunan ise: "Fil taht gibi geniş ve düzdür" dedi.

Herkes kendi dokunduğu kısmı tarif ediyordu. Ama kimse filin tamamını göremiyordu.

Öğretisi

Mevlânâ şöyle der: Eğer herkesin elinde bir mum olsaydı, aralarındaki bu ihtilaf kalmazdı. Hakikatin tamamını ancak "nur" görebilir — yani Allah'ın verdiği ilahi ışıkla.

İnsan aklı ve duyuları bize hakikatin yalnızca bir parçasını verir. Bütünü görmek için daha yüce bir bakışa ihtiyaç vardır. Bu hikaye, farklı din ve düşüncelerin aynı hakikatin farklı yönlerini anlatmakta olduğunu da simgeler.

Reklam Alanı

Diğer Hikayeler

Âşık ile Sevgili
Uzun yıllar sevdiğinin kapısını çalan âşık, sonunda "Kim o?" sorusuna "Senin" cevabını verir. Bu and…
Boyalı Çakal
Boyacı kazanına düşen çakal, kendini tavus kuşu olarak tanıtmaya çalışır. Sahtelik üzerine.…
Padişah ve Hasta Cariye
Padişah, kimse iyileştiremediğinde bir cariyeyi Allah'ın yardımıyla kurtarır. İlahi sırrın keşfi.…